Children of Men

Jul 25

Son Umut

Dürüstlük mevzu olsun, Alfonso Cuaron kimdir bilir miydik? Bazıları “Büyük Umutlar”ın hastasıydı bazıları; “harry potter’ın en güzel filmi azkaban tutsağı” derdi o kadar… Şahsım adına konuşayım, sadece bir iki yerde isminin zikredildiğini duymuştum, bir de yeni dönem cevher Meksikalı yönetmenler denilen (ki yetmişlerin coppola-scorcese-spielberg tayfası gibi bir üçleme oldular) Del Toro, Innaritu ve Cuaron diye bir tayfadan bahsedilirdi sağda solda…Akabinde Del Toro’yla Innaritu aldı yürüdü, Cuaron’un ise esamesi okunmamaya başladı.

2006 yılında (bu yıla Innaritu’nun şımardığı, Del Toro’nun arşa erdiği yıl deniyor) gişede olmasa da eleştirmenlerin ve sinefillerin gözünde Innaritu’yla Cuaron yer değiştirdiler… “Niçin ey bedbaht?” diye sorulursa; Innaritu hafiften garanti formülün güvencesi, hafiften de şımarıklıkla diyelim, bize önceden iki kere hem de çok daha kaliteli bir şekilde sunulan kurgusunu yine tekrarlayıp şaşırmamızı hayran olmamızı bekledi; lakin seyirci, daha ziyade aynı filme bir daha maruz kalmanın şaşkınlığındaydı….Babel’e haksızlık etmek istemez deli gönül, zira Babel kötü bir film deildi…Sadece Doğuş çay yerine Çaykur’la demlenmiş yemek sonrası çayı gibiydi…Hala zevk veriyordu ama Sex on the Beach tadında bir nektarla şok olmayı bekleyen biz gordo kalabalığı “e çay yapmışın gene” nidalarıyla cebelleşir halde bırakıyordu…

Read More