The Covenant

Sep 08

The Covenant

Bundan beş altı yıl önce dengesiz sayılabilecek ölçüde Buffy veyahut Angel izlemiş, Alacakaranlık Kuşağı’yla Goosebumps’la ürkmüş, Underworld’ü hadi olmadı The League of Extraordinary Gentlemen’ı iple çekmiş ama tatmin olamamış bir nesiliz (kısa cümleler…). Bu sebepledir ki ne zaman TV’de veyahut sinemada doğaüstü öğeler ihtiva eden bir film görsek seviniriz heyecanlanırız vesselam. Şahsım adına bu heyecan; birçok fuzuli sinema biletine, harcanmış saatlere ve uykusuz gecelere mahal vermiş olsa da bu haysiyetsiz endüstriye gözü kapalı bir bağlılıktan vazgeçemiyorum. Harcanmış fırsatları görüp üzülüyorum, potansiyeli ayaklar altında çiğnenmiş fikirlere veryansın ediyorum ama izliyorum en nihayetinde. Belki irademize sahip çıksak izlemesek, stüdyolar “Ulen n’oluyor!” diye bir irkilip kendilerine gelme çabası içine girebilir lakin henüz böyle bir hareketin esamesi bile okunmuyor.

Read More