Martin McDonagh’ın ilk uzun metraj filmi. Yine kendi yazdığı filmi kendisi yönetmiş. İş var diyor bende. Güzel film in Bruges sevdim şahsen. Collin Farrel’ı çok sevmesem de buradaki İrlandalı rolü kendisine yakışmış. Koca kaşları ile acıların çocuğu izlenimini gerçekten güzel verebiliyor.
Adından da anlaşılacağı üzere Brüj’de geçen bir film ve Brüj’ün tarihi ile ilgili çok da bilgi sunuluyor filmde. Bu bakımdan bir Brüj belgeseli kıvamında da izlenebilir. Filmi izleyen herkes de Brüj’e gitmek isteyebilir. Ama bir de Brüj’den kaçmak isteyenler var.
Pişmanlıkların insanların başını nasıl bağladığına dair de güzel bir film. Filmin konusundan bahsetmemeye çalıştığım için çoğu zaman bu sefer de bu şekilde devam edeceğim. Lakin söyleyeceklerim de var elbette.
Bir kere film gerçekten komik. Ama bu komiklik Polis Akademisi gibi cıvıklıktan çok yada Jim Carrey’nin Budala Dedektifinden çok, Truman Show komikliği yada Cable Guy komikliği olur. Ama sanırım en uygun benzetme Burn After Reading olur. Olayların içerisinde birden fazla olay cereyan ettiğini gördükçe gülmekten kendinizi alamıyorsunuz. Hele bazı sahnelerde birbirinin farkında olmadan aynı sahneler içerisinde tüm oyuncuların gözükmesi… İşte bu filmin en komik yanlarından birisiydi. Bir diğer yanı da İngilizlerin soğukkanlılığına ve bununla bağlantılı olarak saçma gururlarına sürekli göndermeler yapması. Trajedileri ve paradoksları olduğu gibi yansıtan ve bunu komediye dönüştürebilen başarılı bir film.
İlk uzun metraj deneyimi için çok başarılı bir yapım olduğunu kabul etmek gerekir yönetmen adına. Yeni filmlerinde de bu başarısını sürdürürse adını sıkça duymaya başlayabiliriz.
» The Shutter – Resimdeki Hayalet (2008)
» The Covenant
Film hakkındaki görüşlerini yazmak istersen seni kimse tutmaz.