Kristen Stewart damgasını falan vurmadı BAFTA’ya. Ama ben ödüllerden çok aldığı ödül ve onunla ilgili yazmayı tercih ediyorum.
1947 yılından kurulan BAFTA (British Academy of Film and Television Arts) 2010 yılı ödüllerini önceki gün gerçekleştirilen törenle dağıttı. Herhangi bir şey yazmadan tüm listeyi vermek istiyorum sadece:
En İyi Film: The Hurt Locker
En İyi Kadın Oyuncu: Carey Mulligan- An Education
En İyi Erkek Oyuncu: Colin Firth- A Single Man
En İyi Yönetmen: Kathryn Bigelow- The Hurt Locker
En İyi Yabancı Film: A Prophet
En İyi Animasyon Filmi: Up
En İyi Uyarlanmış Senaryo: Up in the Air
En İyi Prodüksiyon Tasarımı: Avatar
En İyi Görsel Efekt: Avatar
En Orijinal Senaryo: Mark Boal- The Hurt Locker
En İyi İngiliz Filmi: Fish Tank
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Mo’nique- Precious
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Christoph Waltz- Inglorious Basterds
En İyi Makyaj ve Saç: The Young Victoria
En İyi Kostüm Tasarımı: The Young Victoria
En İyi Sinematografi: The Hurt Locker
En İyi Montaj: The Hurt Locker
En İyi Ses: The Hurt Locker
En İyi Müzik: Up
En İyi Kısa Animasyon: Mother of Many
En İyi Kısa Film: I Do Air
Hurt Locker 6 dalda ödül alarak Kathryn Bigelow ile büyük sükse yaptı. Avatar 2 ödülde kaldı. Sanırım en beklenen sonuçlar en iyi prodüksiyon tasarımı ve en iyi görsel efekt dallarında Avatar’ın ödül alması ile en iyi yardımcı erkek oyuncu rolünde Christopher Waltz’ın ödül almasıydı. Tabi bir de en iyi animasyon filmi olarak “Up”ın seçilmesi beklenen sonuçtu.
The Hurt Locker’ı henüz izlemediğim için yorum yapmam doğru değil. Ancak yorumlar pek parlak değil. İzleyince buraya yazacağım sonucu.
Bunların dışında değinmek istediğim bir diğer olay da Kristen Stewart’ın “Orange Rising Star” ödülü almış olması. Tamam çok güzel bir kız. Bir şey demiyorum. Ancak konuşmayı beceremeden oyuncu olmak da neyin nesi? Tıpkı Katy Perry’nin şarkı söyleyebilecek kabiliyeti olmadan şarkı söylemesi gibi. Twilight sağolsun Kristen Stewart’ı iyice parlattı. Önceden Panic Room(2002), Speak(2004), The Messengers(2007), Jumper(2008) gibi filmlerde de izlediğim bir oyuncu. 1990 doğumlu. Gelecek vaadediyor mu? Hala görüşüm olumsuz yönde. Ama belki de değişir. Ama Twilight’ta oynamasaydı daha olumlu bakar mıydım orasını tam olarak kestiremiyorum. Çünkü diğer filmlerinde de konuşamıyor pek.
Bu da Orange Rising Star ödülü alırken yaptığı konuşma:
Bir de bu link var bunu da izleyin: http://link.brightcove.com/services/player/bcpid50992384001?bctid=67722777001
» Oscar’ın galibi Slumdog Millionaire
» 2010 Oscar Ödülleri Adayları
» Altın Palmiye Ödülü 2009
» 82. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu
Sen ve senin gereksiz yorumunu kimse merak etmiyor. Oyuncu, yazar ya da edebiyat mezunu değildir, sana bunu kimse öğretmedi mi? Ellerine verilen senaryoları sunuyorlar bize ve nice ünlü oyuncu var ki hala konuşamaz, çoğu da oldukça başarılıdır. Ödülü hak edip etmemesi de senin yorumuna kalmamış. MTV Ödülleri gibi halka açık oylamalarda bu dediğini bir nebze anlayabilirim ama bunlar fan sitelerinin elleriyle belirlediği ödüller değil. Lafın BFTA jürisine de hakarettir! Kristen Stewart, Robert Pattinson, Emma Watson vs. bu tür filmlerde patlama yapan oyuncular pek ilgimi çekmiyor ama iyi rol yapıyorlar. Haklarını yememek gerekir ve dediğim gibi “konuşamıyorlar” gibi acınası bir laf olamaz. O an insan bilse bile heyecandan konuşamayabilir. Biz o zaman sadece yazarları, konuşma kabiliyetleri olanları oyuncu yapalım. Onayı da sen ver.
Sevgili Defne,
Ben ve benim gereksiz yorumum, tamamen blogun oluşum sebebidir. Ben bir konu hakkında yorum yapmayacaksam zaten bir blog açıp bunları yazmazdım. Kimse merak etmiyor ise kimse de girip okumaz bu kadar basittir bu durum. (:
Oyuncunun yazar yada edebiyat mezunu olduğunu veya olması gerektiğini de söylemedim. Ödülü hakedip haketmemesi de benim yorumuma kalmış bir şey değil elbette. Ancak ödülü kazanmış olması, benim o oyuncu hakkında görüş bildirmeme de engel değil. BAFTA’ya hakaret etmiyorum, ancak eleştiriyorum. Bu ikisi arasındaki farkı bildiğini varsayarak daha da BAFTA konusunu uzatmıyorum. Kristen Stewart özeline gelirsek; yazıda da değindiğim gibi güzel kız ve yazıda değinmediğim gibi sahneye yakışıyor. Ancak konuşmayı be-ce-re-mi-yor. Bu kanıya sadece bir film ile de varmadım. Yazıda bahsettiğim ve Kristen Stewart’ın oynadığı filmleri izledim. Özellikle Speak’te de aynı şekilde. 2004 yılında 14 yaşında nasıl bir oyunculuk sergiliyorsa, 2010 yılında da aynı şekilde bir oyunculuk sergiliyor. Sahneye yakışıyor ama diyaloglarda aşırı şaşkın, aşırı kekeme, aşırı tutuk. Kendisini 2004 yılındaki filmden sonra bu konuda geliştirmediği de apaçık ortada. Ve evet sonuç olarak konuşamıyor. Ha bu benim fikrim. Kristen Stewart’ı bu haliyle beğenen insanlar da var. Olamaz mı? Olur. Saygı duyarım. Ancak ben beğenmiyorum ve sen değerli Defne, benim blogumu yani benim görüşlerimin olduğu blogu okuyorsan benim fikrimi okumuş oluyorsun.
Bu yorumumu okuduktan sonra tekrardan yazıyı okursan, ne demek istediğimi anlayabilirsin. Ayrıca, yeni dönem oyuncularını severim, takip etmeye çalışırım. Emma Watson, başarılı mı değil mi ona karar vermek için erken henüz. Ama şu andaki görüşüm ikisinin de aynı aşamada oldukları. Özellikle Half-blood Prince filminde gayet kötüydü. Ama Harry Potter dışında da görmek gerekir, tıpkı Kristen Stewart’ı Twilight dışında görmek gerektiği gibi. Bu iki oyuncunun dışında son dönem oyuncuları arasında en çok beğendiğim isim Ellen Page’tir mesela. Juno’yu geç, Hard Candy filminde mükemmel oynamıştır.
Şimdi nacizane bir öneri: Ellen Page’in Hard Candy’sini bir izle, ardından Kristen Stewart’ın herhangi bir filmini izle ve karşılaştır. Hangisi daha iyidir? Tarzları farklı demek gibi bir lüksün de yok, zira onu söylersen benim de savunmam benim oyuncularda aradığım tarz budur derim. Konuşabilen oyuncu Ellen Page’tir mesela. Konuşamayan oyuncu ise Kristen Stewart’tır. Rol yapamayan oyuncu da Megan Fox’tur. (:
Tekrar söylüyorum, bunlar benim görüşlerim, burası benim görüşlerimin yer aldığı blog. Eğer ilgini çekmezse okumazsın. Ama ne yazdığımı merak edip de girmişsen buraya ve bu yazıyı veya başka bir yazıyı okumuşsan da ben ve benim gereksiz yorumumu merak etmişsin demektir.
İyi geceler dilerim. Yorumun için teşekkür ederim. Kendimi daha iyi açıklama fırsatı yarattın bana. Umarım cevabımı görürsün ve yazıda ne anlatmak istediğimi daha iyi anlarsın.
Hoşçakal.
Sevgiler.
Deniz.
bence kristen stewert tutuk değil ya şey nasıl desem şey umursamaz ‘aman hemen bitse şu gecede gitsek ‘gibilerden bişey kişiliği umursamaz reytingleri tavan yapıpda olay oluyım gibi sorunu yok
denizcim daha fazla saçmalama. Kristen Stewart ın özelliği o zaten tutuk olması rolüne anlam katıyor.