Hayatınızın ağırlığı ne kadardır? Bir an için bir sırt çantası
taşıdığınızı düşünün. Çantanın askılarını omuzlarınızda
hissedin. Hissettiniz mi? Şimdi hayatınızda
ne varsa o çantaya doldurun. Küçük şeylerle başlayın: Raf ve çekmecedeki şeylerle; biblolar, koleksiyonlarla… Eklenen ağırlığı hissedin. Sonra daha büyükleri koyun: Elbise, masa üstü cihazlar, lamba, çamaşır, televizyonunuz… Çantanız iyice ağırlaşmış olsa gerek.
Şimdi daha büyükleri koyun: Kanepenizi, yatağınızı,
mutfak masasını… Hepsini. Arabanızı da koyun. Evinizi de koyun… Stüdyo daire ya da iki yatak odalı ev olsun, fark etmez. Bunların hepsini o çantaya koymanızı istiyorum. Şimdi yürümeye çalışın. Zor gibi, değil mi? Her gün yaptığımız şey işte bu. Kendimize o kadar ağırlık bindiriyoruz ki,
hareket edemez oluyoruz. Şunu bilin ki hareket etmek yaşamak demektir.
Filmin temasını kendi içerisinde sözlü olarak belirtmesi gerçekten güzel bir durum. Bunun dışında filmin konusu ile ilgili başka bir şey yazıp da daha fazla spoiler vermeye gerek yok. Yönetmen Jason Reitman 2005′te yönettiği “Thank You For Smoking” ve 2007 yapımı “Juno” ile kendisini iyiden iyiye duyurmuştu. Ve son filmi Aklı Havada (Up In The Air) ile de Oscar’a bir kez daha yakın. İlk kez Juno “En iyi yönetmen” dalında adaylığı vardı. Bu yıl ise 3 farklı dalda aday gösterilmiş Jason. Üstelik çok da genç bir yönetmen. 1977 doğumlu bir yönetmenin bu kadar olgun ve güzel filmler yönetmesi ve senaryolarında da katkısının bulunması nasıl bir yetenek ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.
George Clooney ile ilgili çok bir şeyler söylemeye gerek yok. Eğer bir gazetede çalışsaydım Abdullah Gül’ün ne kadar da George Clooney’e benzediğini söyleyerek sempatik olmaya çalışırdım. Ama böyle bir durum burası için geçerli değil. Tüm hayatını havada geçiren bir işkoliği canlandıran GC, filme yine ağırlığını koyuyor ve tek başına filmi götürüyor. Tıpkı daha önceki Michael Clayton filminde olduğu gibi.
Vera Farmiga ise bu kadar çekici nasıl olunur onu canlandırıyor neredeyse. O da filmde canlandırdığı rolde hayatını uçaklarda geçiren bir başka işkoliği canlandırıyor. İkilinin kimyası ise gerçekten çok güzel uyuşmuş.
Film ile ilgili söyleyebileceğim tek şey aslında filmin oldukça güzel olduğu. Ağır bir tempoda geçiyor film ancak bu sizi hiç sıkmıyor. Ne olacağını merak ettiren bazı sahneler ile heyecan yaşayabiliyorsunuz. Ve en beklenmedik anda gelen bir darbe ile de feleğiniz şaşıyor. Aslında şöyle bir şey söylersem yanlış olmaz sanırım: “George Clooney’nin canlandırdığı Ryan Bingham karakterine o kadar gıpta ediyoruz ki film boyunca, onu kıskandığımız için her şeyin mahvolmasını istiyoruz. Ama başarabilecek miyiz acaba?”
Oscar töreni yaklaşırken izlemeniz gereken bir film.
Filmin fragmanı:
» The Boat That Rocked (2009)
» Up (2009)

Up In The Air (2009) – http://www.sineblok.com/film/444/up-in-the-air-2009.html [pic] http://ff.im/gxepz
This comment was originally posted on Twitter
[...] Up In The Air (2009) [...]