Aslında Guy Ritchie için bir dönüm noktasıydı bu film. Diğer yapımlarının bütçeleri neydi bilmiyorum ancak zincirlerini kırması için bu film gerekliydi Guy Ritchie’ye. Kötü karakterlerden iyi ve geyik insan yaratma temalı İngiliz mafya filmlerinden sonra ne yapacağını şahsen merakla bekliyordum. Zira Lock Stock & Two Smoking Barrels ile başlayan kariyerinde Swept Away harici çektiği tüm filmlerde bu tema veya buna yakın temaları işliyordu. Hatta Revolver gibi kötü bir filmde bile biraz bunun izleri vardı ama daha iç karartıcı olmaya çalışmış ve başaramamıştı. Ardından RocknRolla ile durumu biraz daha stabil hale getirmişti. Ancak ilk cümlede de söylediğim gibi bu film Snatch’ten sonraki en önemli kozu olacaktı kariyerinde. Ya tamamdı ve sürekli aynı tıp filmleri çekecekti ya da bir üst sınıfa geçerek tarzını değiştirebileceğini(geliştirebileceğini kanıtlayacaktı). Ve geliştirdi de.
Baştan sona zekice çalışılmış bir senaryoyu çok başarılı bir şekilde aktarmayı başarmış Guy Ritchie. Özellikle dövüş sahneleri muazzamdı. Açıkça söylüyorum bir süredir beklediğim 2 film vardı. Birisi James Cameron’s Avatar ve diğeri de Sherlock Holmes’tü. Ben Sherlock Holmes’ü çok daha fazla beğendim. Zekice replikler, mükemmel oyunculuklar, başarılı bir konu ve sürekli bir aksiyon ve boşluk kullanımı. Boşluk kullanımı derken hemen açıklık getireyim: Bazı sahnelerde ufak “flashback’ler” var ve konuyu Sherlock Holmes’ün gözünden görmemize yardımcı oluyorlar.
Sherlock Holmes rolünde Robert Downey Jr. var. Ve gerçekten inanılmaz bir oyunculuk sergiliyor. Sherlock Holmes’ü çizgiromandaki konseptten tamamen çıkartıp yerine tamamen yepyeni bir yorum getirmiş filmde. Boş bakışlı ama sinek uçsa farkedecek kadar kendinde. Komik ama bunu sözlerle belli etmeyecek kadar sakin. Güçlü ama her an yere yığılabilecek kadar da narin. Dövüş sahnelerinde içindeki yaratığı ortaya çıkartıyor ve bunu yaparken de boş boş bakmaya devam ediyor. Apayrı bir oyunculuk. Kesinlikle izlemelisiniz. O zaman hak vereceksiniz. Ayrıca 2008 ne kadar Christian Bale’in ise 2009 o kadar Robert Downey Jr.’ın yılıdır. 2010 da Robert Downey’in yılı olacak gibi.
Jude Law da Dr. John Watson rolünde Holmes’ün iş ortağını canlandırıyor. Biraz gölgede kalsa da yine de oldukça başarılı. Holmes’ün kaba kuvvet ve doktor gereksinimini karşılayan ortağı rolünü iyi kotarıyor. Ayrıca Sherlock Holmes ne kadar fevri, patavatsız, vurdumduymaz ve bencilse; Dr. Watson da bir o kadar serinkanlı, ilgili, paylaşımcı ve içten. Tamamen elma ile armutun iş uyumu yani. Zaten işlerinde bu kadar iyi olmalarının sebebi de birbirlerini tamamlamaları.
Irene rolündeki Rachel McAdams hakkında pek bir şey söyleyemiyeceğim çünkü kendisi kötü oynasa bile ,ki gayet başarılı, mükemmel ve içten gülüşü ile durumu telafi edebiliyor. Bu sebeple bir “bug” var sürekli.
Dedektiflerimizin düşmanı ise Lord Blackwood, yani Mark Strong. O da kibirli, kendini beğenmiş ve züppe Lord Blackwood’u başarıyla aktarmış. Konuşması, duruşu, soluk bakışları ile korkulması gereken bir karakter yaratmayı başarmış.
Filmde kendinizi sıkılmadan sürekli bir aksiyon peşinde bulacaksınız. Dövüş sahnelerini tekrar tekrar izlemek isteyeceksiniz. Hatta tüm filmi tekrar tekrar izlemek isteyeceksiniz. Holmes ile Watson’ın kendi aralarındaki konuşmaları ve anlaşma şekilleri gerçekten büyük keyif veriyor. Tıpkı Ocean’s Eleven’daki Danny Ocean-Rusty Ryan uyumu gibi. Çok keyifli ve Türkçe dublaj ile mahvedilmemesi gereken diyalogları var. İyi seyirler.
Fragmanı:
» Funny Games (UK) (1997)
» RocknRolla
» The Fountain (2006)

Sherlock Holmes (2009) – http://www.sineblok.com/film/452/sherlock-holmes-2009.html [pic] http://ff.im/gzEeh
This comment was originally posted on Twitter
[...] Sherlock Holmes (2009) [...]