Bu tür modern savaş filmleri arasında en beğendiğim film kuşkusuz Black Hawk Down’dır. Filmin işlenişi, gerçek bir hikayeden yola çıkışı, başarılı oyunculuklar ve çarpıcı gerçeklikler ile film oldukça başarılıdır gözümde. Bu tarzda bir diğer film de Jarhead’dir. Sam Mendes’in yönetmen koltuğunda olduğu bir filmdi o ve savaş gerçekleri ile yakından ilgili bir filmdi.
Son zamanlarda bu tür savaş filmleri yukarıda belirttiğim iki film gibi bir dönüşüm içerisindeler. Savaşın aksiyon tarafı yerine, psikolojik ve dramatik tarafının daha ön plana çıkartıldığı bir bölüm bu. Bu tür savaş dramlarının sonuncusu ise The Hurt Locker.
Kathryn Bigelow’un yönetmenliğini yaptığı The Hurt Locker, tam da bahsettiğim şekilde bir savaş dramı. Aksiyon sahneleri var yine, ancak savaş stresini izleyiciye aktarmayı başaran başarılı bir film çıkmış ortaya.
Irak’taki ABD ordusu mensubu bir Bravo takımı olan bomba imha ekibinin görevlerini yerine getirirken başlarından geçen olayları konu alan film, senaryo bakımından oldukça zengin ve Irak’taki vahşeti gözler önüne serebiliyor. Ancak tabi ki yine bir ABD vatanseverliği ve Iraklılar ile alay etme durumları mevcut filmde. Bu da şu an içinde bulunduğumuz siyasi durum sonucu filme daha farklı bakmamızı sağlıyor. Ama burada önemli olan bu gibi durumları insanlara aktarmak için seçilen yol; biz de örneğin geçmişimizle ilgili doğru dürüst filmler çeksek belki de geçmişimizi kurcalamaya meraklı insanlara sosyal bir cevap verebiliriz. Ancak bu tür yapımların pahalılığı ve o kabiliyette insanların ülkemizde fazla bulunmaması, tarihi bir dolu hikaye barındıran ülkemizi dışarıya gösteremememize sebep oluyor. Neyse.
Filme dönecek olursak, ilk başlarda insan gözüyle orada yer almamızı sağlayacak bir çekimi hedef almış sanırım yönetmen. Ancak bu konuda çok da başarılı olabildiğini söyleyemem. Aksiyon kameranın kullanıldığı çoğu sahnede, göz odağının olmaması; daha doğrusu sürekli kayması, kısaca kameranın çok sallanması insanın filmden soğumasına, konudan uzaklaşmasına sebebiyet veriyor. Bu kullanım sebebiyle filmin ilk 20 dakikası hafif bir mide bulantısı hissedebilirsiniz önceden hazırlıklı olun. Ancak sonraları bu görüntüler biraz daha azalıyor ve alışıyorsunuz.
Filmdeki bomba imha sahneleri de oldukça stresli geçiyor. Her an patlayacakmış gibi duran bombalar ile uğraşan timin bir üyesiymiş gibi hissediyorsunuz ve “ben olsam” kalıbı aklınıza yerleşiyor. Ben olsam yaklaşmazdım, ben olsam dokunmazdım, ben olsam çoktan ölmüştüm…
Filmde Guy Pearce, Anthony Mackie, Jeremy Renner gibi başarılı aktörler yer alıyor ve film kendisini izlettirmeyi başarıyor gerçekten. Film ile ilgili en önemli kusurlardan bir tanesi de sonunun yeteri kadar çarpıcı bir şekilde bitmemesi, yada daha farklı bir son beklerdim demek daha doğru olacak sanırım.
Çok aşırı başarılı bir film olmasa da kendisini izlettiren, ancak bir defadan fazla da kimsenin izlemeyeceği bir film.
Fragmanı:
» The Seventh Continent (1989), Der Siebente Kontinent
» The Shutter – Resimdeki Hayalet (2008)

[...] The Hurt Locker (2009) [...]
The Hurt Locker (2009) – http://www.sineblok.com/film/490/the-hurt-locker-2009.html [pic] http://ff.im/h3pQU
This comment was originally posted on Twitter
En iyi film Oscar’ını alır mı?
This comment was originally posted on FriendFeed
Özgün senaryoyu aldı.
This comment was originally posted on FriendFeed
benim favorim o umarım alır
This comment was originally posted on FriendFeed
benim favorim o umarım alır
This comment was originally posted on FriendFeed
en iyi filmi de alir.. ultra milliyetçi bi film çünkü. amerikan askeri süper, ıraklılar tü kaka..
This comment was originally posted on FriendFeed
igrenç bir film bence.. aşağılık bir film hatta..
This comment was originally posted on FriendFeed
neden?
This comment was originally posted on FriendFeed
neden?
This comment was originally posted on FriendFeed
izledin mi filmi bilmiyorum ama sebebi acik: amerika sanki bi ülkeyi işgal etmiyormuş da orada teroristlere karsi mucadele veriyormuş gibi anlatilmiş.. amerikan askeri gözü pek rambo asker.. korumasiz bombaların üstüne atlayabiliyor.. cocuklarla dost arkadas ama şerefsiz iraklilar cocuklarin cesedine bile bomba koyabilecek kadar igrencler..
This comment was originally posted on FriendFeed
filmi yanlış anlamışsın film amerikayı değil ırakta görev yapan askerleri anlatıyor bir açıdan film anti-amerikan bile sayılır.Iraklıların ne yapacağınıda bilemiyorum
This comment was originally posted on FriendFeed
filmi yanlış anlamışsın film amerikayı değil ırakta görev yapan askerleri anlatıyor bir açıdan film anti-amerikan bile sayılır.Iraklıların ne yapacağınıda bilemiyorum
This comment was originally posted on FriendFeed
hmm nasil bir anti amerikanlik pardon? ben o kadar iyi niyetli olamadim bu filme.. anti amerikan film görmesek askeri anlatan film gormesek (apocalypse now diyeyim sadece yetsin) inanicaz sözlerine.
This comment was originally posted on FriendFeed
birkere aklında yargılamış cezasını vermişsin ben nedesem boş artık
This comment was originally posted on FriendFeed
birkere aklında yargılamış cezasını vermişsin ben nedesem boş artık
This comment was originally posted on FriendFeed
savaşın kötü olduğunu bile söylemeye korkan bir film hurt locker bence. avatar bile daha anti amerikan
This comment was originally posted on FriendFeed
gokhana katiliyorum bu konuda..
This comment was originally posted on FriendFeed
Oscar winner for Best Picture, Directing, Film Editing, Sound Editing, Sound Mixing, and Writing (Original Screenplay). A very good, successful film…
This comment was originally posted on FriendFeed
Oscar winner for Best Picture, Directing, Film Editing, Sound Editing, Sound Mixing, and Writing (Original Screenplay). A very good film…
This comment was originally posted on FriendFeed
[...] The Hurt Locker (2009) [...]
filme on dakika baktım midem bulandı.
film hakkında diyeceklerim şudur; evet oscar’lık bir film.. oscar’ın ne olduğunu ve nereden geldiğini bilmem. merakımda degil. (bizden olana verilmeyeceğine göre..) ama filmde eksikler var. çuvalda bomba var bombayı patlacaklar falan filan.. ee amarikan savaş uçaklarının gece bombardımanları nerede ? bombalanan hastaneler okullar yada sivil hedefler.. usa ırağa neden girdi neden çıkmıyor? hani bunlara hiç değinilmemiş. daha önce de gördük biz bunları. sanki usa yine mazlumları oynuyor. ee savaş alanlardaki pis işleri de temizlemek hollywood’a kalıyor.. onların işleri de zor.
yurdum insanına da “her ne oluyorsa” empatiden yoksunlar.. bkm’ye bakıyroum “hepsi israil’in yüzünden” şeklinde alaya alır skeçler falan.. yazılarınız karşılığı kaç para alıyorsunuz kardeşim? yahu kendini ıraklı gibi japon gibi düşün! 2 şehrine atom bombası atacaklar.. ve seneler sonra attığın 2 atom bombasının etkisini son samuray gibi güzel bir filmle* kapatacaksın. ee ırak için de bir “son samuray” filmi on sene sonra artık.
göğün heryerde mavi olduğunu anlamak için tüm dünyayı dolaşmak gerekmez. Düşünebilen ve görenler için bunlar yeterli sanırım. Güdülenmeyelim ki koyunlardan bir farkımız kalsın.
Komşuda pişen sana da düşer.. ne diim. Allah sonumuzu hayır etsin.
azuth’a katılıyorum. usa filmleri seyremekten neredeyse bayrağımızdaki yıldızların sayısı onları bulacak ((: samet abicim sen nie her defasında post’larını ikilemisin onu da anlamıs degilim. filmler senin alıcıyla vericiyi feci bozmus ((:
white americaaaaaaa!!! in turkish; “oy oy eminem”