Alphaville (1965)
Jul 13
Jean-Luc Godard’ın über bilim kurgu dramasıdır. Tam adı “Alphaville, une étrange aventure de Lemmy Caution” yani Alfakent, Lemmy Caution’un ilginç macerasıdır. Godard’ın bu senaryoyu yazmasına esin kaynağı olan ise 1926 yılında yayınlanmış bir Paul Eluard şiiridir. Sürrealist bir şair olan Eluard’ın bu şiirinin adı “capitale de la douleur” yani “Acının Başkenti”dir. İşte Godard da 1984 üzerine inşa ettiği filmi Acının Başkenti olarak adlandırır. Alfakenti acının, griliğin, tek düzeliğin, düzenin, despotizmin, duygusuzluğun, vicdansızlığın başkentidir.
Fütüristik bir şehirdir ve yapay zeka tarafından yönetilmektedir. Bu yapay zeka insanlar için neyin iyi neyin kötü olduğuna karar vermekte ve insanları mantıksal doğruya yönlendirmektedir. Alfa 60 isimli bilgisayara uyanlar normaldir diğerleri ise ya gizlenir ve intihar ederler ya da infaz edilirler. Ana karakter Lemmy Caution/Ivan Johnson(Eddie Constantine) şöyle der Alfa 60 ile konuşurken: “i refuse to become what you call normal” yani “senin normal olarak adlandırdığın şeyi olmayı reddediyorum” demiştir. Bu sayede teknolojiye boyun eğmeyeceğini de kısaca açıklamıştır. Bir makinenin doğrusunu kabul etmemiş, insanlığın en önemli hakkını kullanmıştır: Özgür irade. Hikayenin bir diğer başrolü Natasha von Braun(Anna Karina) ise Alfakent’te yetişmiş bir güzeldir. Gözleri bağlanmış ama öğrenmeye aç bir çocuk gibidir. İlk başlarda sorgulamasa da sonrasında Lemmy Caution’ın kafasına ve kalbine girmesi sebebiyle sorgulamayı ve “Neden” demeyi öğrenmeye başlamıştır. Daha önce “Neden” dememesinin sebebi basittir: Alfakent’te “neden” değil “çünkü” kullanılır.
Sahte bir huzura ev sahipliği yapmaktadır Alfakent ve hep bir şeyler eksiktir. Bu şehir de duyguya yer yoktur. Bu kadar çok teknoloji varken insanların sanata, düşünüşe, duyguya zaman bırakmamaları ve doğruculuğun tek kıstas kabul edilmesine imkan verdiği şehirde yaşayan zombiler olarak sınıflandırılmaları çok da zor değildir. Bu film tıpkı bir Matrix veya bambaşka bir ütopya. Teknolojinin her şeyin çözümü olduğunu düşünen insanların, kendilerini teknolojinin kollarına bırakıp yarınlarını düşünmemelerini, geçmişlerini unutmalarını sağlamalarıdır Alfakent.
Alfa 60 isimli makineye göre kimse dün yaşamadı ve kimse yarın yaşamayacak. Asıl olan bugündür. Bu da kısaca zamanın algısının algıladığımız güne ait olduğunu ve tek önemli olanın bulunduğumuz gün olduğunu ve bulunduğumuz günün sürmesi için duygulara yer olmadığını tanımlar. Tıpkı şu anda içinde yaşadığımız dünya gibi. Alfakent sakinlerinden farkımız nedir şu anda? Çok da bir farkımız yoktur aslında. Teknoloji mağduriyetimizi vurgular Godard bu yapımında. Ütopyayı imgeler ile aktarır sinemaya. İşte bu yüzden büyük adamdır zaten Godard. Kimsenin aktaramayacağını dener. Hollywood’a inat reyting peşinde koşmadan karmaşık hikayeler çıkartır ortaya. Fransız sinemasının tanımıdır bu zaten. Nouvelle Vague’un reyting yerine sanatın peşinden koşmasını nasıl tanımlarsınız dese birisi sanırım bu filmi ona izlettirmek yeterli olacaktır. Tam anlamıyla sıkıcı bir film. Bittikten sonraki 2 saat belki de filmden nefret edeceksiniz. Ancak kendinizi zorlarsanız imgeleri okumayı başarır ve filmi anlamaya başlarsınız.
Teknolojiye, tek düzeliğe, vicdansızlığa karşı tek bir silahı vardır elinde Godard’ın bu filmde. Aşk. Sadece aşktır alfakent’i uykusundan uyandırabilecek ve zombileri öldürebilecek. Sadece aşktır alfakent’i alt edebilecek.
acının başkenti
gözlerinin eğrisi dolanıyor yüreğimi,
bir raks, bir dinginlik çemberi,
zamanın aylası, gece beşiği ve güvenli,
ve eğer hiçbir şey kalmadıysa aklımda yaşadığımdan
gözlerinin her zaman görmediğindendir beni.
yaprakları günün ve pembe şarabın köpüğü,
rüzgarın sazları, kokulu gülücükler
işık dünyasını saran kanatlar,
gökyüzü ve deniz yüklü gemiler,
gürültü avcıları ve renk kaynakları.
tanların kuluçka yatağından doğan kokular
yıldızların samanı üzerinde yatan
saflığa bağımlı gün gibi tıpkı
dünyada bağımlıdır senin tertemiz gözlerine
ve akar bütün kanım bakışlarında senin.
paul eluard




Alphaville (1965) – http://www.sineblok.com/film/577/alphaville-1965.html [pic] http://ff.im/nAUzh
This comment was originally posted on Twitter
Bir Godard göndermesi olarak “capitale de la douleur” Paul Eluard – http://www.sineblok.com/film/577/alphaville-1965.html
This comment was originally posted on Twitter