Sunset Boulevard (1950)

Jul 26

Sunset Boulevard’ın galasında, gösterimden sonra ünlü film yapımcısı ve Paramount’un kurucularından Samuel Goldwyn, filmin senaristi ve yönetmeni olan Billy Wilder’a gidip “Seni besleyen sektöre ihanet ettin, alçak köpek” demiştir. Billy Wilder ise karşılık olarak okkalı bir “Fuck you!” ile cevap vermiştir. Peki neden sinema tarihinin en başarılı yapımcılarından birisi, sinema tarihinin en güzel filmlerinden birisinin yönetmenine bu şekilde sert çıkmıştır? Bunun cevabı filmin içerisinde ve aşağıdaki yazıda saklı.

1940′lı yıllarda ortaya çıkan ve bir önceki jenerasyon filmlerinin karanlık yapısını alıp daha kaotik, görsel ve aşırı öğelerle süsleyen bir sinema akımının en önemli örneklerinden birisi Sunset Blvd. Film-noir denilen bu sinema akımının diğer türlerden farklılıkları ,bu akımdan bir çok filmi izleyenler sinema tarihinin en başarılı yapımlarının bunlar olduklarını sürekli dile getirirler, oldukça bellidir. Örneğin mutlu son yoktur bu filmlerde veya sonlar genelde sürpriz öğeleri taşırlar. Ancak Film-noir’in daha önemli özellikleri ise ruh hali bozuk insanlar, beş parasız delikanlıların suça yönelmeleri, onları yönlendiren femme fatale’ler,  aşırı dekorasyona sahip ortamlar ve en önemlisi de toz pembe hayatın yerini almış acı ve çarpıcı gerçeklerin izleyicinin gözüne sokulması. Toz pembe hayaller, mutlu aile tabloları, yalan amerikan rüyası yoktur Film-noir’de. Hayatın içindeki sapkınlıkları, kötü alışkanlıkların ne boyutta olduğunu tüm çıplaklığı ile gösterir bu tür. Hal böyle olunca da Sunset Blvd. Film-noir’in en önemli yapımlarından birisi haline geliyor yukarıdaki öğeler sebebiyle.

Samuel Goldwyn’in neden böyle bir ithamda bulunduğunu daha kolay açıklamak için yukarıdaki paragrafı ve film-noir’in ne demek olduğunu kaba taslak açıklamak gerekliydi. Şimdi filme geri dönelim. Sunset Blvd. bilenler için Los Angeles’taki bir caddenin adı. Hatta tarihin en ünlü caddelerinden birisidir kendisi ve genel olarak Los Angeles’ın sinema emekçilerinin görüldüğü bir yerdir. Filmin adının sinemacılar ile bu kadar özdeşleşmiş bir şehirde ve yerde geçmesinin güzel bir dokundurma olduğu da apaçık ortadadır. Hollywood’u anlatır film. Hollywood’un geçmişini, geleceğini bir çırpıda özetler ve ardından ne kadar çarpık bir sistemi ve ne kadar çıkarcı olduğunu tasvir eder. Geçmiş dönem yıldızlarının artık ne kadar unutulmuş olduklarını, film şirketlerinin yeteneğe değil şekilciliğe önem verdiklerine dokundurur. Hollywood’da iş bulmanın ne kadar zor olduğunu ve başarı basamaklarını çıkanların o şehre ilk geldikleri halden bu yana ne kadar değiştiklerini açık bir şekilde gösterir. Açıkça Hollywood ile alay eden bir Hollywood filmidir Sunset Blvd.

Sinema tarihinin en başarılı aktrislerinden birisinin emekli olduktan 20 yıl sonra bile kendisini nasıl dev aynasında gördüğünü, onun saplantılarının ve saçmalıklarının ne kadar çok kişiye zarar verebileceğini görürsünüz Sunset Blvd.’da. Yada umutsuz bir yazarın şans eseri nasıl bir duruma düştüğünü ve bu durumdan çıkmak ve çıkmamak adına nasıl bir ikilemde kaldığını görürsünüz. Bol bol sigara ve alkol tüketilir filmde, aşk hikayeleri öyle “mıymıy” şeklinde değildir. Çünkü gerçekçidir, çünkü orası Hollywood’dur. Her şey para, sapkınlık, çıkar ilişkisidir. Hayatın ta kendisini, Hollywood’un ta kendisini anlattığı için güzeldir Sunset Blvd. Ve işte tam da bu yüzden yani Hollywood’un çıkarcılığını, sapkınlığını, burnu yukarıdalığını, yoksulluğunu izleyiciye aktardığı Samuel Goldwyn, Billy Wilder’a “Alçak köpek” demiştir.

Sunset Blvd’ın çekimleri tam da Film-noir’liktir. Çekimlerin ön planlarında aydınlatmalar vardır, asıl sahne aydınlıktır ancak arka planda herhangi bir ışık yoktur. Bu derinliği arttıran bir çekim tekniği olsa da bu tekniğin çıkışı tamamen ekonomik sebeplerden kaynaklıdır. Zira savaş sonrası bir ekonomide sinemacılar da tasarruflu davranmak durumundaydı. Ancak yine de bu tür çekimler rastlantısal olsa bile film-noir’in temel çekim prensibini oluşturmuştur. Kara film olarak Türkçe’ye çevrilebilecek film-noir’de karanlık sahneler olması kimseyi şaşırtmaz zaten. Türün bu temel özelliği de Sunset Blvd’da bolca mevcut. Genelde karanlık sahneler ve gece çekimlerinin sadece ön plan hariç zifiri karanlık içinde gerçekleştirilmesi filmin gerçekçiliğini ve karanlıklığını birebir tanımlıyor.

Türün diğer filmlerinden birkaç örnek vermek gerekir ki Sunset Blvd. hakkında ufak bir fikir sahibi olabilesiniz. Bu örnekler yakın dönem film-noir örneklerinden. Tabii ki türün klasik dönemi daha az kan, daha az şiddet, daha az erotizm barındırıyor ve genelde insanın yalnızlığından çok çevresine karşı güvensizliğine vurgu yapıyor ancak yine de tür temel anlamda aynı. İşte türü üzerinde biraz düşünürseniz tanıyabileceğiniz yakın tarihten birkaç film:

Blade Runner

Reservoir Dogs

Usual Suspects

Lost Highway

Taxi Driver

Fight Club

Mulholland Drive

The Man Who Wasn’t There

Eğer bu filmlerden birkaçını izlediyseniz film-noir türüne sokulmak istenmemelerine rağmen, tür hakkında temel bir bilgi edinebilirsiniz. Ancak dediğim gibi klasik dönem bu filmlerden biraz daha farklı.

Sunset Blvd; başrollerini William Holden ve Gloria Swanson’ın paylaştığı, genel hikayenin William Holden’ın canlandırdığı Joe Gillis’in gözünden anlatıldığı ancak hikaye gidişatını Gloria Swanson’ın canlandırdığı Norma Desmond’ın yönlendirdiği, Film-noir türünün en başarılı örneklerinden birisi olan ve ekibine 8 dalda Oskar adaylığı kazandırıp 3 Oskar ile ödül getirdiği oldukça başarılı bir filmdir. 100 yılın en başarılı filmlerinden birisi olarak gösterilmektedir.

Fragmanı:

Link: Sunset Boulevard Fragmanı

1 Tweet

3 comments

  1. güzel filmler paylaşım için teşekkürler

  2. Teşekkürler dostum.
    thanks for info.

Leave a Reply

Additional comments powered by BackType