A Serious Man (2009)
Aug 07
Coen Kardeşler’in 2010 Oscarlarında en iyi film ödülü için yarıştıkları yeni yapımlarıydı “A Serious Man”. Ülkemizde ise neredeyse yurtdışı gösteriminden 1 yıl sonra sinemalara girebildi. Açık konuşmak gerekirse çok fazla kişinin seveceğini sanmıyorum filmi. Terminatör ile Rocky ile büyüyen nesilleriz sinemaseverler olarak. Bu filmlerde tabii ki yanlış bir şey yok ancak o türün dışına çıkan yapımları sevmekte zorlanıyoruz çoğu zaman. Coen kardeşler de genel olarak drama, komedi ve bolca yahudi filmi çekiyor. The Big Lebowski ile ilk defa Joel ve Ethan Coen isimleri ile karşılaştım mesela. Ardından O Brother, Where Are Thou? geldi. Sonrasında The Man Who Wasn’t There, No Country For Old Men ve son olarak da Burn After Reading’i izlemiştim. Açık konuşmam gerekirse The Big Lebowski tabii ki müthiş bir filmdir ancak sonrasında çektikleri filmler pek beğenimi kazanmamıştı. Belki Burn After Reading’i ayrı tutmak gerek diğerlerinden. Çünkü kara mizah nedir diyenlere bu filmi göstermek gerekli.
A Serious Man ise kara mizah dolu bir drama. Orta batıda yaşayan yahudi bir fizik profesörünün hayatını, hayatının nasıl alt üst olduğunu, başından geçen olayları anlatıyor film. Ailesi, iş hayatı, aşk hayatı, yahudi toplumu ve yahudi olmayan insanlar ile ilişkileri yansıyor ekrana. Çoğu zaman sinir bozucu sakinlikte kalıyor Michael Stuhbarg’ın canlandırdığı Larry Gopnik karakteri. Ve yaşadığı olaylara karşın verdiği tepkiler konusunda sizi bolca sinir ediyor. Ciddi davranmaya çalışıyor ancak bundan çok şaşkın kalıyor ekranda. E zaten film Coen kardeşlerin olunca, ironi de bir ucundan dahil oluyor olaya. Kaldı ki bu filmde ucundan değil direkt bodoslama şekilde ironiler geçiyor hikayenin içerisinde. Durağan konusu, bol yahudi terimleri, arada gerçekleşen komik olayları ve yaşamın insanı nasıl şaşırtacağına dair bir film A Serious Man. Bu açıdan tipik bir Coen filmi olduğunu tekrar söylemek herhangi bir şey kaybettirmez. Dediğim gibi çoğu kişi sevmeyecektir, kimisi aşırı küfür edecektir filmi izledikten sonra hatta belki bir kısmı daha film bitmeden terkedecektir salonu ama kara mizah seven, durgun filmlere katlanabilen kişiler bu film ile ilgili olumsuz görüş bildirmeyeceklerdir. Ben mi ne düşünüyorum? Örnekle açıklamak daha doğru olur: İzlediyseniz eğer, Burn After Reading’de tam sıkılmaya başlayacağınız sahnede bir anda inanılmaz bir şaşkınlık yaşayarak filmi sevmeye başlıyorsunuz ya hani. İşte o sahnelerden burada da var ve gerçekten en beklenmedik anlarda ortaya çıkartıp film hakkındaki görüşlerinizi değiştirebiliyorlar. Eğer o sahnelere dikkat ederseniz tabii.
Belki bilmek istersiniz diye ufak bir bilgi daha: The Big Bang Theory’nin Howard Wolowitz’i Simon Helberg de filmde ufak bir rolde karşımıza çıkıyor.
Film 7 Ağustos’ta gösterime girdi. Fragmanı aşağıda:

A Serious Man (2009): Coen Kardeşler’in 2010 Oscarlarında en iyi film ödülü için yarıştıkları yeni yapıml… http://bit.ly/d2PYST #begendim
This comment was originally posted on Twitter
Uyduruk film diyenler olabilir fakat onlara kesinlikle katılmıyorum. Bence son derece bilinçaltına inen, amerikadaki yahudi cemaatini ön plana çıkaran, bir insanın sorunlarla boğuşmasını ve buna rağmen hayatına kaldığı yerden nasıl devam ettiğini açıklamaya çalışan (Filmin başında bize sunulan “Başınıza gelen her şeyi sadelikle karşılayın.” sözü mesela), bir yönetmenin nasıl sahneler çekebileceğini gösteren bir yapımdır. Gerçekten ben büyük keyifle izledim. Coen kardeşlerin filmlerini herkes ayıla bayıla izlemez. Çünkü gerçek sanatın sergilendiği filmlerdir. Ve bizim insanlarımız bunu bilmez çoğu zaman. Renkler, dekorlar, kostümler, senaryo ve replikler gerçekten muazzamdı. Ancak ihtiyarlara yer yok filmi kadar etkileyici değildi. Oscar verilebilecek bir filmdi.