Star Trek (2009)
May 09
1 yılı aşkın bir süredir fragmanları ile kendimizi avutup duruyoruz, sürekli “gelsin de gidelim abi ya” şeklinde muhabbetini yaptığımız belirli birkaç filmden birisiydi Uzay Yolu. Babalarımızın zamanında moda olmuş, teknolojiye ön ayak olmuş bir film serisi halinde hayatımıza girmiş ve herkesin ucundan kıyısından yakalayarak seyrettiği ve bildiği bir efsane olmayı başarmıştı kesinlikle. 90′lı yıllardaki dizisi ile de hayatımızda olmaya devam etmiş ve açıkçası hayal gücü kıtlığı yaşayan Holywood’un diziler ile para kazanma yolunu açmıştı Star Trek. Her zaman denir ya “Çok tutan şeyi sürekli tuttur ta ki boku çıkana kadar.” İşte burada olan şey de bu aslında. 70′lerden başlayarak sürekli hayatımızda yer almış bir seri. 90′lı yıllar bokunun çıkartıldığı zamanlardı kesinlikle. Açıkçası ben çok hatırlamıyorum ama dizisini hatırlıyorum garip karakterler, farklı gemiler ile varlığını sürdürüyordu dizi. Dediğim gibi bokunun çıktığı yıllardı. Tam da burada “temcit pilavı” stratejisi giriyor devreye. Bir şeyden iyice soğut izleyiciyi. En deli fanları bile artık yaka silker olsun. Ardından çok sağlam bir adam, çok sağlam bir yapımcı ile tekrardan efsaneyi canlandır, feci geri dönüşler alarak başarını katla. Çünkü olması gerekeni değil de bir süredir temcit pilavı gibi olan şeyi birazcık adam edersen zaten başarılı sayılırsın her konuda. Çünkü beklentiler en aşağıya çekilmiş olur bir kere.
Read More
