29. İstanbul Film Festivali Programı (3-18 Nisan 2010)

Mar 10

Her yıl binlerce sinemaseveri birbirinden güzel filmlerle buluşturan ve bu alanda Türkiye’nin en büyük film festivallerinden olan İstanbul Film Festivali, İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından 29. kez düzenleniyor. Akbank’ın sponsor olduğu festival 3-18 Nisan tarihleri arasında 22 bölümde 57 farklı ülkeden 243 yönetmenin çektiği 200′ün üzerinde sinema filmini sinemaseverler ile buluşturacak.

Festivalin açılışı Radu Mihaileanu’nun “Paris’te Son Konser” isimli filmiyle olacak. Kapanışta ise Oliver Stone’un “Borsa: Para Asla Uyumaz” filmi gösterilecek.

Festivalin tam programını birden fazla yazıyla buradan linklendireceğim. Zira tek bir yazı ile çok uzun olacaktı. Festivalin tüm bölümlerini bu sayfa üzerinden diğer yazılara linklendirilmiş olarak bulabileceksiniz. Ayrıca istanbul film festivali 29 etiketi ile de tüm festival yazılarını, izlediğimiz filmlerin kritiklerini, fragmanlarını bulabilirsiniz.

Read More

Gort, Klaatu Barada Nikto!

Feb 26

Bilim kurgu filmleri tarihinin en önemli sözlerinden birisidir bu söz. Hatta bilim kurgu mu fantezi mi olduğu sürekli tartışılan Star Wars serisinin meşhur “may the force be with you” sözünden daha da eskidir. 1951 yılına dayanır. Peki anlamı nedir? Bunun için bu sözün nereden çıktığına bakmamız gerekiyor.

Her şey 1951 yılında Harry Bates’in yazdığı senaryodan yola çıkılarak çekilen bilim kurgu klasiği “The Day The Earth Stood Still” filminde insan formuna bürünmüş uzaylı Klaatu’nun, Helen Benson karakterini uzay gemisine götürürken söylediği:

Read More

500 Days of Summer (2009)

Nov 18

Şu anda dehşete kapıldım. Hıncal Uluç gibi bağırmak istiyorum: “Ben böyle şey görmedim Haşmet! Böyle şey görmedim!” Önceki gün bir arkadaşıma 500 Days of Summer’ı izleyeceğimi söylediğimde beni tanıdığı için sen sevmeyebilirsin o filmi dedi. Bunun filmin konusuyla alakalı olduğunu filmi izleyinceye kadar da bilemeyecektim tabi. Sonuç olarak filmi izledim, çok beğendim. Ama arkadaşım da haklıydı. Kişisel sebeplerden dolayı konuyu beğenemedim. Zira karakterler gerçek hayatın içinden hatta ve hatta benim hayatımın içinden gibiydi. Bu tarz filmleri bu yüzden pek sevmiyorum. Örneğin kendimi utanç durumlara sokmamak için fazla rahat olmadığımdan dolayı bir filmde adamın tekinin birileri önünde komik durumlara düşmesini izleyemiyorum bunu ve bunu başka türlü nasıl açıklayabileceğimi de açıkçası bilemiyorum.

2009_500_days_of_summer_002

Filme dönecek olursak Zooey Deschanel dünyanın gördüğü en tatlı kadınlardan bir tanesi zaten. Joseph Gordon-Levitt de 3rd Rock From The Sun ile kendisini duyurmuştu bana. Ardından başarılı yapımlarda yer almaya başladı. Koca kafa küçük vücut olayı sempatik kılıyor bu adamı. Aslında bu tarz filmlerde senaryo çok yoğun olduğu için yönetmenin çekimleri fazla da abartmasına gerek yoktur. Konuyu yeterince açık anlatsın yeterdir. Ancak bir kaç sahne benim çok hoşuma gitti filmde. İlk filmi olan bir klip yönetmeni için başarılı bir iş çıkartmış Marc Webb. Teknik açıdan hiçbir bilgim olmasa bile söyleyebilirim ki ruh halini güzel yansıtan sahnelerdi. Özellikle filmin içindeki film muazzamdı. Güzel dalga geçilmiş orada. Ama daha fazla ipucu vermemek gerekli film ile ilgili #katilusak

Erkeğin kızın geçmiş sevgililerini hayalinde nasıl canlandırdığı gibi ince ama gerçek detaylar çok güzel yansımış filme. Yada arkadaşların kızlar hakkındaki konuşmaları da. Ayrıca bolca Ikea reklamı var filmde. Bence izleyin. Siz de kendinizden bir şeyler bulacaksınızdır.

Read More

Film: Moon (2009)

Nov 10

Sıcak çikolatalı veya sahlepli ,ki kesinlikle sıcak şarabı tercih ederim, bitmeyen kış gecelerinde en büyük eğlence kuşkusuz film izlemektir. Kimi geceler arkadaşlarınla birlikte, kimi geceler sevgilinle birlikte kimi geceler de yalnız başına izleyeceğin filmler olacaktır. Bu üç farklı ortamda en önemli nokta patlamış mısırın tuzunun az olup olmadığı değil doğru film seçiminin yapılıp yapılmadığıdır. Örneğin arkadaş ortamındayken Goran Dukic’in Wristcutters: A Love Story filminin izlenmesi sıkıntıyla karşılanacak bir durumdur. Ancak arkadaş ortamındayken Back To The Future’ın izlenmesi yada başka bir komedi, macera,korku filminin izlenmesi daha makuldür.

Sevgili ile izlenmesi gereken filmler ise daha romantik veya daha korku ağırlıklı olabilir. Bu sizin biraz da kişiliğinize bağlı olarak değişir. Mesela “7 Pounds“  ile aradaki bağları sevgiyle güçlendirmek mi istersiniz yoksa “Amityville Horror” ile aradaki bağları güven ile mi güçlendirmek istersiniz. Bu sorunun cevabı size yada sizin o anki seçiminize bağlı olarak değişir.

Şaka bir yana bir de tek başına izlenmesi gereken filmler vardır. Örneğin 2001: A Space Odyssey yada devamı gibi çekilmiş 2010 yada Blade Runner gibi kültleri tek başınıza izlemeniz tıpkı okumaktan sıkılacağınızı düşündüğünüz ama bilgi edinmek için okuduğunuz klasik kitap serilerine benzerler. Ancak bazen gerçekten beğenirsiniz. Yıllar önce izlediğim Birdman of Alcatraz da mesela bu etkiyi yaratmıştır bende. Veya Charlie Chaplin’in Modern Times’ı gerçekten mükemmel bir filmdir. Yazının girişini üç paragraf tutmakla hiç iyi bir iş yapmadığımın farkındayım ancak kendimce film izleme yöntemleri belirtmem belki de haklılık payımı arttıracaktır.

Read More

10. İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali Finalistleri

Oct 27

Bir süredir beklediğimiz ve katılımcıların fazlalığı sebebiyle geciken finalistleri belirleme çalışmaları sonunda bu sabah (27 Ekim 2009) sonlandırıldı. Festival programının da ilerleyen saatlerde yayınlanmasını bekliyoruz.

Kategorilere göre finale kalan filmler ve yönetmenleri:

* film – yönetmen şeklinde sıralama yapılmıştır.

Read More

10. İzmir Kısa Film Festivali 3-8 Kasım 2009

Oct 24

Bu yıl onuncusu düzenlenecek olan İzmir Kısa Film Festivali, alanında Türkiye’nin en büyük festivali olarak dikkatleri üstüne toplayan bir festivaldir. Türkiye’de kısa filmlere uluslararası dalda ödül veren ilk festival olma özelliğini 2000 yılından bu yana barındıran İzmir Kısa Film Festivali bu yıl onuncu kez kapılarını açıyor.

Her yıl belgesel, deneysel, kurmaca, animasyon gibi kategorilerde ulusal ve uluslararası kısa filmlere Altın Kedi Ödülü verilen festival bu yıl onuncu yıl şerefine geçmiş yıllardaki kazanan kısa filmleri de tekrardan izleyicilere sunacak.

Her yıl 8000′in üzerinde izleyiciye ulaşan en çok ziyaretçi çeken kısa film festivali olarak öne çıkan festival uzun uğraşlardan sonra Avrupa Film Festivalleri koordinasyonuna üye olarak kabul edilmiş ve Türkiye’de bu kategoride üye olan ilk festivaldir.

Gösterimleri Amerikan Kültür Merkezi Oditoryumunda gerçekleştirilecek festivalin finali 8 Kasım 2009 tarihinde Yaşar Üniversitesinde olacaktır.

Read More

Film Görüşü: Inglorious Basterds

Aug 23

Cuma akşamı iş çıkışı sözleşildiği üzere gittiğimiz ve inanılmaz zevk aldığım film gibi ekşisözlük vari bir tanımlama yapabileceğim pek harikülade Tarantino baş yapıtı*.

10 yıldır tasarladığı bir filmin bu kadar mükemmel olması normal gerçekten. Tarantino’yu sevmeyenlerin bu adam hakkında görüşlerini kökünden değiştirebilecek bir film kesinlikle. Vahşet filmlerini hiç sevmem ama Tarantino’nun vahşeti de eğlencelidir be dostum. Öyle gidip Jigsaw vahşeti değil nihayetinde bu. Adam dalgasını geçiyor her türlü psikopatlıkla. Ve bunu yaparken eğleniyor. Filmlerini çekerken eğlendiğini hissedebiliyorsun zaten. Bunu From Dusk Till Dawn’da da hissediyorsun. Death Proof’ta da. Planet Terror’de de hissediyorsun. Tamam onun çektiği filmler değil ama sonuçta kadroda var ya o bile yeter. Zira Sin City’nin başarısında da onun payının olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Read More

Avatar – The Last Airbender

Jun 25

Korku ve gerilim filmlerinin kimilerine göre başarılı kimilerine göre burnu tavanda gezen yönetmeni M. Night Shyamalan tarafından sinemaya aktarılacak olan Avatar isimli çizgi dizinin ilk fragmanı yayınlandı. Kadrosu şekillenen ve çekimlerine şu sıralarda devam edilen filmden ilk kareler birçok yerde yayınlanmıştı ancak 2010 yılınca çıkacak filmin fragmanı henüz hiçbir yerde yayınlanmamıştı. YouTube’da da yeni yayınlanmaya başlanan fragman film hakkında çok birşey belirtmese de bizleri heyecanlı bir yapımın beklediğini söyleyebiliriz.

Filmin en bilinen kişisi olarak Cliff Curtis’i söylersek çok da yanlış olmaz. Ateş Kralı Ozai rolünde göreceğimiz Cliff’in dışında kadroda doğal olarak birçok genç oyuncu yer alıyor.

27 Ağustos 2010 tarihinde ülkemizde gösterime girmesi planlanan Son Hava Bükücü’nün ilk fragmanı aşağıda:

Read More

Terminator Salvation 2009

Jun 06

Geçtiğimiz haftalarda haberini girdiğim Terminatör serisinin dördüncü filmi “Kurtuluş” dün gösterime girdi. Ön gösterim için davetiyem olmasına karşın, İstanbul’da olmadığım için gidemediğim filme dün akşam Balçova Kipa sinemalarında gittim.

Şu kadarını söyleyebilirim. Haberde kendisinden şüphe ettiğim için McG‘den özür diliyorum. Aksiyon filmi yapma konusunda gerçekten oldukça başarılı buldum kendisini en azından bu yapımında. Film boyunca sanırım aksiyonsuz sadece 3-4 dakika vardır. Geri kalan tüm zaman komple bir yıkım, vahşet, patlama… Güzel bir ses sistemine sahip bir sinemada gidilebilecek mükemmel bir aksiyon filmi olmuş. Christian Bale için söylenecek pek söz yok çünkü kendisi zaten kendisini kanıtlamış bir aktör ve yine karizması tavanda bir oyunculuk sergilemiş. Filmden önceki “Batman kostümü giyiyormuş şimdi puhaha” geyiklerini de bize yedirdi ayrıca.

Helena Bonham Carter toplamda 3 dakika gözüküyor zira bu 3 dakika da aksiyonsuz geçen dakikalara ait. Filmin son anlarında güzel bir süpriz de karşımıza çıkıyor ancak adı üstünde, süpriz ve bu sebepten söylemek pek yerinde olmaz.

Sam Worthington da yine oldukça başarılı bir performans ortaya koymuş. Bağırış, çığırışları ve isyankar Marcus Wright rolünü çok güzel üstlenmiş.

Moon Bloodgood‘a da değinmek lazım. Gözlerine bişi olmuş onun ( : filme gidince anlayacaksınız.

Filmin atmosferi gerçekten kaos ortamındaki Dünya’yı mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Hele bir benzinlik sahnesi var ki kendisi zaten haber yazımızdaki fragmanda da mevcut ama sesle ve kocaman bir ekranla birleşince verdiği izleme keyfi inanılmaz derecede güzel. Robotların çıkarttığı sesleri ayaklarınızın altından bile hissedebiliyorsunuz. Bu sayede kendinizi filme daha da kaptırarak aksiyonun dibine vurmuş yapımla daha da bütünleşebiliyorsunuz.

Son günlerde Rijkaard’ın Galatasaray’a gelmesiyle başarısız olacağını iddia eden kişiler Barcelona’yı örnek göstererek “o kadro bende de olsa ben de şampiyon yaparım o takımı” geyiğini çeviriyorlar. Bunu biraz çevirdiğimizde “McG’nin sahip olduğu 100 küsür milyon dolarlık bütçe bende de olsa ben de aksiyonun dibine vururum” ortaya çıkıyor ama kazın ayağı öyle değil gerçekten. Her iki durumda da kadroyu yönetmek ve hayal gücünü gerçeğe dönüştürebilmek ayrı bir meziyet gerektirir ki bu meziyet gerçekten de McG’de varmış bunu göstermiş oldu kendisi. Zaten sinemaya birlikte gittiğim arkadaşlarımdan bir tanesi de kendisini “Super Natural“dan sonra zaten sevmeye başladığını ve bu film hakkında da şüphe etmediğini söylemişti laf arasında. Haklıymış.

Gidin, güzel bir sinemada güzel koltuklarda, güzel ses sistemiyle ve arka sıranızda film keyfinizi bizimki gibi bozmayacak ameleler olmadan filmi izleyin. Terminatör seviyorsanız, aksiyon seviyorsanız, robotların dötüne tekmeyi basanları izlemek istiyorsanız gidin.

Read More

Push (2009)

May 29

Wicker Park, Acid House ve Lucky Number Slevin gibi başarılı yapımların başarılı yönetmeni Paul McGuigan yeni filmi ile bu hafta Türkiye salonlarında sinema severleri bekliyor. Bu hafta gösterime giren 6 yapım içerisinde kişisel olarak en çok dikkatimi çeken yapım olan “Push” yönetmenin eski referansları ve oyuncu kadrosu sayesinde izlemeye değer bir film olarak göze çarpıyor.

Her ne kadar süper güçlere sahip insanları konu alan bir yapım olsa da bu türü seven sinema izleyicileri arasında güzel bir noktaya gelebilecek potansiyele kadrosu ile sahip duruyor.

Kadrodaki 4 ana karakteri canlandıran oyuncuları Fantastic 4′un Johnny Storm’u Chris Evans, War of the Worlds’ün koca mavi gözlü kızı Dakota Fanning, Blood Diamond’ın Solomon Vendy’si Djimon Hounsou ve 10.000 BC’nin Evolet’si Camilla Belle.

Fantastik türdeki bir film olan Push, son zamanlarda üstüne çokça film üretilen bir senaryodan yola çıkıyor: Özel güçleri olan insanlar ve bu insanları bir silah olarak kullanmak isteyen devlet kurumları…

Bu hafta gösterime giren diğer filmler için buraya tıklayın.

Film fragmanı:

Read More